|
|
|
Akçay |
|
Edremit
Körfezi
turizm
sektörü
ile
anılmakta
olsa da
aynı
zamanda
dünyanın
en
önemli
zeytin
ve
zeytinyağı
üretiminde
bulunmakla
beraber
tarih
sahnesinde
de yeri
çok
önemlidir.
Turizm
sektöründe
en
önemli
adresi
olan
Akçay
yurt içi
ve yurt
dışından
önemli
sayda
turist
çekmektedir.
15-16-17
Ağustos
tarihleri
arasında
gerçekleştirilen
Akçay
İda
Festivali'nde
ünlü
sanatçılar
sahne
almakta
kültürel
etkinlikler
gerçekleştirilmektedir. |
 |
|
 |
Geçtiğimiz
sene
gerçekleştirilen
etkinliklerde
sahne
alan
Bülent
Ortaçgil,
Zuhal
Olcay ve
Pamela
etkinliklerde
sevenleri
ile
buluşma
imkanı
bulmuştur.
En güzel
şarkılarını
festivale
katılım
gerçekleştiren
vatandaşlar
ile
birlikte
söyleyen
sanatçılarımız
alkışlar
eşliğinde
uğurlandılar. |
|
|
|
|
|
|
|
|
Su ve sevgi
cenneti olan
Akçay turizm
yönünden her
geçen gün daha
da gelişmekte,
turizm alanında
profosonel
düşünce ile
hareket eden
otel motel
yöneticileri ile
ilerisi için
umut
vermektedir.
Sarıkız Efsanesi
ile bütünleşmiş
olan Akçay
tercih edilecek
turistik
yerlerden biri
olmaya devam
edecektir. |
|
|
|
Altınoluk |
|
Birçok doğal ve
tarihi güzelliğe
ev sahipliği
yapan Altınoluk
Belediyesi, bu
seneki
geleneksel
Altınoluk
Antandros
“Yaşama Saygı”
Kültür ve Sanat
Festivali’nin
13.sünü, 3-4 ve
5 Ağustos 2007
tarihleri
arasında
gerçekleştirmiştir. |
|
|
|
Gelişen yüzüyle
tatilcilerin
tercih ettiği
Altınoluk son
dönemde turizm
alanında yapmış
olduğu hamleler
ile ülke
turizminde hak
ettiği yeri
almaya başlamış
bulunmaktadır.
Alp'lerden sonra
oksijen oranının
en yüksek olduğu
Altınoluk'ta
sağlık
sektöründe de
önemli
yatırımlar
yapılmaya
başlanmıştır.
Bunlardan biri
olan Astım
Hastanesi sağlık
turizmi
açısından önem
taşımaktadır. |
|
|
|
Kazdağı (İda
Dağı)
|
|
Troia Kralı
Priamos'un
karısı Hekabe
düşünde
karnından
alevler
çıktığını ve
şehri
kapladığını
görür, yorumu
değerlendiren
biliciler
doğuracağı
çocuğun Troia'ya
felaket
getireceği
yorumunu
yaparlar. Bunun
üzerine doğan
çocuk Paris'i
İda Dağı'nda
ölüme
terkederler.
Dişi bir ayı
tarafından
beslenen Paris
çevredeki
çobanlar
tarafından
bulunarak
kendileri gibi
çobanlık yapar.
Adını da
Aleksandors
koyarlar. Genç
delikanlı
Aleksandors,
ağaç perisi
Oinone'ye aşık
olur ve evlenir. |
 |
Tanrılar
katında
zevk ve
eğlence
olduğu
bir
sırada
davete
çağrılmayan
kavga ve
nifak
tanrıçası
Eris
olaya
içerlemiş
ve
eğlencenin
doruk
noktasında
"Altın
bir
elmanın
üzerine
en
güzele"
diyerek
şölen
sofrasına
fırlatır.
En güzel
olduğu
söylenen
tanrılar
arasında
kıyasıya
bir
mücadele
başlar
ve 3
tanrı
ayakta
kalır.
Bunlar
Aphrodite
Athena |
|
|
ve Hera'dır. Bu
üç tanrıça en
büyük tanrı
Zeus'a
başvurarak
elmayı en güzele
vermesini
isterler. Zeus
bu zor durumdan
"Ben güzelden
anlamam, bir
kral oğlu olan
ve İDA dağında
çobanlık yapan
Paris bu seçimi
engüzel şekilde
yapar" diyerek
olaydan
sıyrılır. Bunun
üzerine İda
Dağı'na gelen bu
üç tanrı,
Paris'e altın
elmayı; Hera
kendisine
vermesi
durumunda Asya
Krallığını,
Athena kendisine
vermesi
durumunda sonsuz
akıl ve
başarıyı,
Aphrodite
kendisine
vermesi
durumunda
dünyanın en
güzel kadını
olan Spartalı
Helena'nın
aşkını
verecekleri
vaadlerinde
bulunurlar. Bu
üç teklifi
değerlendiren
Paris altın
elmayı sonunda
Aphrodit'e
verir. Bu
anlamda dünyada
ilk güzellik
yarışmasının
yapıldığı yer
İda Dağı olması
nedeniyle
mitolojik öneme
haizdir. |
|
|
|
Edremit
Körfezi'nin
kuzeyinde
bulunan Kaz
Dağları 21.300
hektarlık
alanıyla deniz
ve yeşilin
tarihi dengeler
ile doğanın
kucaklaştığı
zengin fauna ve
florası ile
ilimizin
görülmeye değer
yerlerinden
biridir. |
|
|
|
Kazdağlarından
gelen orman
havası ile
denizin iyotlu
ve oksijen
miktarı yüksek
havası
birleşince
Altınoluk
Şahinderesi
boğaz civarı
oksijen çadırı
olarak ifade
edilmekte ve
dünyanın oksijen
bolluğu yönünden
ilk üç yerinden
biri olarak
kabul
edilmektedir. |
|
|
|
Kazdağlarına
yöremizden dört
noktadan
ulaşılmaktadır.
Bunlar Zeytinli,
Kızılkeçili
köyü, Güre köyü
ve Altınoluk
istikametinden
çıkan orman
yollarıdır. |
|
|
|
Kendi doğal
ortamından
[endemik - Kaz
Dağı göknarı
(Abies Egui
Trojani)] sadece
Kaz Dağı'nda
bulunan bu agaç
türü, Babadağ'ın
kuzeydoğu
yamaçlarında ve
1000-1500 m.
yükseklerinde
yayılım
gösterir. 25-30
m. kadar boy
atabilen, dar
koni tepeli,
pramit görünüşlü
dekoratif bir
ağaçtır. Mısır
koçanı benzeri
uzun kozalakları
vardır. Bu
bölgede 1988
yılında
çıkarılan bir
yasa ile
"Kazdağı Köknarı
Tabiatı Koruma
Alanı" ilan
edilerek özel
korumaya
alınmıştır. |
|
|
|
Antandros |
|
Mysia'da İda
Dağı eteğinde
çok eski bir
şehirdir.
Adramytteion'un
denize bakan
çıkıntısının
kuzey
kenarında,Alkaios'a
göre bir leleg
yerleşimi,
Skespsis'li
Demetrios'a göre
bir Kilikya
kuruluş;
Heredot'a göre
bir Pelasg
yerleşimi;
Thukydides'e
göre bir Aiol
yerleşimi.
Edonis ve
Kimmeris gibi
yan adları da
vardır. Bu
adların,
Aristoteles'e
göre Antandros'u
işgal eden
kavimlerden
kaynaklanması
gerekmektedir.
Diğer bir
söylentiye göre
de; buradan
sonradan kovulan
ANDRİA'lılar
tarafından
kurulmuş
olmasıdır.
Antandros
bölgesinde,
sikkelere göre
Astria'nın
doğusundaki
Aspeneos'da, ida
dağlarından elde
edilen ve
özellikle gemi
yapımında
kullanılan ağaç
(Odun-Kereste)
ticareti ileri
düzeydeydi. Pers
yönetimi
sırasında
Dareios
tarafından ele
geçirilmiştir.
Pelopponnes
savaşları
sırasında birçok
kez olayın içine
çekilmiştir.
Atinalılara
tribt (vergi)
ödemek zorunda
idi.
Sicilyalıların
hareketi
yüzünden tekrar
Perslerin eline
düşmüştür. Sonra
Persler
tarafından
kovulmuşlardır. |
|
4.
yy.lın
ikinci
yarısında
özgür
bir
şehir
olarak
sikke
basmıştır.
Geç
dönemlerde
Titus'dan
Elagabal'a
kadar
sikke
basmıştır.
Hıristiyanlık
döneminde
bir
psikoposluk
merkezi
idi.
H.Kiepart
tarafından
bugünkü
Avcılar
yakınında
sahile
doğru,
iki yüz
on beş
metre
yükseklikteki
bir dağ
üzerinde
lokalize
edilmektedir.
Burada
bulunmuş
bir
yazıt
yayınlanmıştır. |
 |
|
|
|
|
Zeus Altarı
(Sunak) |
|
Gargara
(Küçükkuyu );
sırtını,
denizden aniden
yükselen, zeytin
ağaçlarıyla
süslenmiş
Gargaran
tepesine dayar.
Gargaran tepesi
de, eski Yunan
kültürüne göre
tanrılarına
kurbanlar sunmak
üzere yapılmış
bulunan Zeus
Altarı'na
(Sunak) ev
sahipliği yapar.
Eski Yunanlılar,
savaşlarda galip
gelmek,
kuraklıktan,
hastalıktan
kurtulmak,
bereketli ürün
almak,
felaketlerden
korunmak gibi
sebeplerle
tanrılara kurban
vermeyi adet
haline
getirmişlerdi. |
 |
Taş
duvarlarla
örülen
küçük
bir oda
kadar
olan;
içinde
su
bulunan
sarnıç,
halk
arasında
Zeus
Mağarası
olarak
bilinmektedir.
Sarnıca
inen taş
merdiven,
günümüzde
yıkılmış
durumdadır.Zeus
Altarı'nın
yanında
Çanakkale
savaşı'na
katılan
Erdem
Dede
Yatırı
da
bulunmaktadır. |
|
|
Homeros,
İlyada'sında;
İda (Kaz)
Dağı'ndaki
Altar'dan şöyle
bahseder:"Uçup
giden tunç
ayaklı, altın
yeleli atların
sırtında
vardılar,
canavarın anası,
kaynağı bol İda
'ya, Gargaran'
daydı Zeus'un
tapınağı, kokulu
sunağı.
İnsanları,
tanrıların
babası durdurdu,
atları çözüp
sürekli bir
dumanla, koyu
bir dumanla göz
kamaştıran
çalımıyla |
 |
| oturup dağın doruğuna Troia 'yı , Akalıların gemilerini süzdü." |
|
Zeus ile Hera'nın aşkına da şahit olmuştur Gargaran' daki Altar. İlyada'da şöyle anlatılır bu durum: "Hera, dosdoğru yürüdü Gargaran doruğuna, İda'nın en yüksek tepesiydi bu. Bulutları devşiren Zeus, onu gördü. Görür görmez aşk sardı düşünceli |
|
|
|
kafasını."Ve
Hera, Zeus'un
dokuz eşinin
birincisi oldu. |